< Kurumsal <OfisMaster Blog <Geleceğin Ofislerinde Mutlu Çalışanlar

Geleceğin Ofislerinde Mutlu Çalışanlar

15.12.2020

Geleceğin Ofislerinde Mutlu Çalışanlar


Her şeyin, kağıt-kalem ya da insan gücü ile yapıldığı iş dünyasından, ekran başında yapılır olmasına çok hızlı bir şekilde evrildik. Artık her gün bir öncekine göre daha çok ekrana bakıyoruz. Artık tek ekran yetmez hala geldi; second, hatta third screen terimlerini konuşur hale geldik. Dahası zamanımızın %95’ini kapalı mekanlarda geçiyoruz. Doğadan uzakta, bedenlerimizin ihtiyaçlarını olan ana besinlerden hep uzaktayız.

Trajik olanı ise bu değişimlerin hepsini gelişim olarak kabul ediyoruz. Çevrimiçi çalışma, globalleşme, teknolojik güç vb. onlarcası... Yeni iş dünyasında, tüm alanlara kolayca erişip işlerimizi pratik bir şekilde yapabiliriyoruz. Aynı zamanda da stresli, gergin, içine kapanık ve hımbıl ama başarılı modern ofis insanlarına dönüşüyoruz.

Ofis dünyasındaki mutluluk ve sağlıklı çalışma alanları için yıllardır farklı farklı çalışmalar yapıyoruz. Ofislerimizde akustik düzenlemeler, büyük odalar yerine sosyalleşmeye uygun açık ofisler, pahalı havalandırma yöntemleri, aydınlatma tasarımları gibi onlarca farklı yöntem ile ofis alanlarını daha sağlıklı hale getirmeye çalıştık. Etrafımıza şöyle bir baktığımızda o kadar da başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz.

Hem bir mimar hem de ofis dünyası hakkında bir uzman olarak söyleyebileceğim en net şey; ofislerin salt tasarım ya da fonksiyonel kaygılardan ziyade insan-doğa merkezli bir tasarım anlayışı ile kurgulanmalarının gerektiğidir. Güzel ve nadide ofisinizin hangi ödülünü aldığı, ne kadar yeşil sertifika ile donatıldığı, hangi pahalı malzemelerden yapıldığı, ne kadar çok dergide gazetede çıktı gibi gibi özelliklerin çok da bir önemi yok. En değerli ve bahsedilebilesi konu “Çalışanlar mutlu mu?”...

Yakın zamanlarda çokça konuşulmaya başlanan “Biyofilik tasarım” yaklaşımı, denklemi değiştirecek gibi görünüyor. Kabaca tanımlamak gerekirse; insan varoluşunun, doğuştan itibaren doğa ile arasında kurulmuş olduğu bağı sağlam ve sıkı tutmamızı sağlayan bir yaklaşım. Bu tasarım yaklaşımı ile bireylerin ya da toplumların bulundukları yapılı mekanların doğa ile bağının devam ettirilmesi amaçlanmakta. Aynı zamanda, doğadan kopamayan insanın, bu bağını her zaman canlı tutmaya arzusunu göz önünde bulunduruyor bu tasarım yaklaşımı.

Google, facebook, skype gibi bir çok bilinmiş markanın biyofilik tasarım yaklaşımı ile ofislerini ele aldığını paylaşmalıyım. Bu PR başarısında Biyofilik tasarım yaklaşımının yarattığı mutluğun önemi büyük. Daha da önemlisi, mutlu çalışanlar başarılı işler çıkartabiliyorlar. Unutmayın, verim maliyetten daha önemlidir.

Dünya genelinde yapılan bir araştırmaya göre çalışanlar, ofis mekanlarından beklentilerin ne olduğu sorulduğunda aşağıdaki cevapları sıralamışlar.

  • %44 doğal ışık
  • %20 iç mekan bitkileri
  • %19 sakin ve sessiz mekanlar
  • %17 deniz, akarsu ya da göl manzarası
  • %15 parlak renkler

Manzara hariç, o kadar da pahalı olduğu söylenemez değil mi? Ek olarak dünyadaki ofislerin %50’ye yakının madencilik koşullarında çalıştığınız paylaşmalıyım :). Ofislerin %50’ye yakınının doğal ışık almadığını biliyor muydunuz?

Bu kadar yoğun tempo ve stres altında çalıştığımız ofislerimizde daha mutlu alanlar yaratmak için tasarımcılara daha büyük sorumluluklar düşüyor. Tasarımcılarımızın bu gelişmeye bir tasarım yaklaşımı olarak bakmaktansa; bir zorunluluk ve sağlık gereksinimi olarak bakmaları daha başarılı sonuçlar çıkartacaktır. Öncelikli ihtiyaç, şık ve kaliteli (niceliksel) mekanlardan ziyade; gün ışı alan, temiz hava ile havalandırılan, içerisinde ya da yakınında yeşili ya da maviyi görebileceğin, toprak ile yakından ilişkisi olan, daha da önemlisi hep insanın doğa ile yakın temasını gözeten mekanlar yaratmak.

MÜŞTERİ HİZMETLERİOfisMaster'ın tüm müşterilerine hizmet kalitesini artırabilmesinde müşteri hizmetlerinin önemli katkısı vardır.
Detaylı Bilgi
BÜLTENİMİZE ABONE OLUN
Tüm yenilik ve gelişmelerimizden haberdar olmak için lütfen kayıt olunuz.